8 Kasım 2009 Pazar

4 Kasım 2009 Çarşamba

İyi bir karar için iyi düşünmek...

Yazan Dr. Russell Blaylock – http://www.russellblaylockmd.com/

Bu bahar Meksika’da 4910 Meksikalıyı etkileyen ve 85 ölüme neden olan bir domuz gribi salgını yaşandı. ABD’ye yayılana kadar virüs sadece hafif grip etkisi gösteriyordu.

Uçak seyahatleri ve sağlık personelinin Meksika’dan gelen yolcularda yeterli kontrolleri yapmamasının sonucu olarak virüs dünyaya yayıldı. İnanılmaz yüksek rakamlarda ölüme sebep olacağı tahminlerine rağmen bu virüs hafif etki yapan bir hastalığın ötesine gitmemiştir ki her yıl bu şekilde grip salgınlarının yaşandığını biliyoruz.

Dünyada 70893 domuz gribi vakasından sadece 311’i ölümle sonuçlanmıştır. ABD’de 27717 vakadan 127’si ölümle sonuçlanmıştır. Her ölüm bir trajedidir ama bu kadar düşük bir ölüm oranı devleti ayağa kaldıracak bir eylem için yeterli olmamalıdır.

Medya ile Hastalık Kontrol Merkezlerinin anlattıklarına bakıldığında her yıl 36000 kişi gripten ölüyormuş. Bunun doğru olmadığını biliyoruz artık. Bu durumda dünya çapında 300 küsür ölümden bahsediyoruz aslında.

Bu virüs virüs uzmanlarını şaşırtmaya devam ediyor. Nature dergisinin 30 Nisan 2009 sayısında bir virüs uzmanı şöyle demiş “bu virüsün bu kadar çok geni nasıl topladığını bilmiyoruz” Virüs ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde içinde 1918 yılından H1N1 virüsü, kuş gribi ve Avrasyadan iki yeni H3N2 virüs bulunmuş. Bu domuz gribinin genetik olarak tasarlanmış olduğu konusunda tartışmalar sürmektedir.

Doğal olarak aşı üreticileri ilk aşıyı yaratmak için bir yarışa girdiler. Bu yarışta en başta Baxter İlaç Firması ve Novartis geliyor Novartis en son skandala neden olmuş olan Chiron Aşı Şirketini satın almıştı. Bu şirketlerin her ikisi de pandemik aşısı yapmak üzere Dünya Sağlık Örgütü ile anlaşma yapmıştır.

Baxter’in ürettiği Celvapan aşısı çok hızla onay almıştır. Afrikalı Yeşil Maymunların kültür edilmiş hücrelerinden yapılmış yeni bir vero hücre teknolojisi ile üretilmiştir. Aynı hayvan hücresi aralarında HIV olmak üzere birkaç aşı kirleten virüs içermektedir.

Baxter şirketi iki ölümcül skandalla çalkalanmıştı. İlki 2006 yılında hemofili komponentlerine HIV virüsü bulaştığında ve içinde çocukların da bulunduğu on binlerce insana uygulandığında yaşanmıştı. Virüsün bulaştığı ortaya çıktıktan sonra bile Baxter HIV virüsü bulaşmış aşıyı piyasaya sürmeye devam etmişti.

İkinici olay yakın geçmişte yaşanmıştı. Baxter içinde kuş gribi de olan mevsimsel grip aşısını piyasaya sürmüştü. Bu aşı 18 ülkede gerçek bir pandemik yaratırdı. Allahtan Çekoslovakyada dikkatli laboratuar çalışanları bu ölümcül kombinasyonu dünyaya salınmadan yakalamıştı.

Bu iki ölümcül hataya rağmen Dünya Sağlık Örgütü pandemik aşısı üretiminde Baxter İlaç şirketi ile çalışmaya devam etmektedir.

Novartis, ikinci şirketin de Dünya Sağlık Örgütü ile anlaşması vardır. Novartisin aşısı bitmek üzere olduğundan onların seçileceği düşünülüyor. Korkunç olan ise bu pandemik aşılarının içinde bağışıklılık adjuvanları yer almaktadır. Bu adjuvanların römatoid artrit, ms ve lupus gibi otoimün hastalıklara neden olabiliyor.

Bu adjuvanın uygulandığı hayvan deneylerinde adjuvanın ölümcül olduğu görülmüştür. 14 kobay üzerinde uygulanan çalışmada özel adjuvan enjekte edildiğinde sadece bir hayvan hayatta kalmıştır. Tekrar bir deneyde aynı sonuç alınmıştır.

Peki bu ölümcül madde nedir? Adı Squalene ve bu bir tip yağdır. Ölümcül Anthrax aşısının üreticileri Chiron şirketi MF-59 adını verdikleri bir adjuvan üretiyor. Bu adjuvanda squalene bulunmaktadır. Yapılan bazı araştırmalar squalene’in enjekte edildiğinde yukarıda adı geçen otoimün hastalıklara neden olabileceğini gösteriyor.

MF-59 adjuvanı bir çok aşıda kullanılmıştır. Bu aşılar, aralarında tetanoz ve difteri olmak üzere, ters etkiler gösterdiği bilinen aşılar arasında yer almaktadır.

Bu adjuvan üzerinde yapılmış bazı deneyleri inceledim ve ilginç bir şeye rastladım. İnsan denekler üzerinde uygulanmış birkaç deneyde MF-59 çok güvenilir bir adjuvan olarak belirtilmişti. Ancak bu deneylerin kim tarafından yapıldığını incelediğimde karşıma artık tek bir şirket olmuş olan Novartis İlaç Şirketi ve Chiron İlaç şirketinin çıkması beni şaşırtmadı. Tüm deneyler ‘saygın’ dergilerde yayınlanmıştı. Tabii ki hiç şaşırmadım ki bağımsız bir çok laboratuar ve araştırma merkezi tarafından yapılan bağımsız deneylerde MF-59 ile otoimün hastalıklar arasında güçlü bir bağ olduğu görülmüştür.

Aşılarda Squalene ile Körfez Savaşı sendromu arasında güçlü bir bağ olduğu görülmüştür.Veteran İlişkileri Sektreteri Anthony Principi Ağustos 1991’de 1990 ile 1991 arasında anthrax aşısı yapılmış olan askerlerde ALS hastalığına yakalanma riskinin %200 arttığını açıklamıştır. Bu askerlerde ayrıca yaşam sürecini kısaltan ve yaşam şartlarını zorlaştıran polyarterit nodosa, MS, lupus, transvers myelitis (omurgada ödeme neden olan nörolojik bir hastalık) endokarditis, optik neuritis ve körlük ile bir tür böbrek hastalığı gibi hastalıkların sayısının arttığı gözlemlenmiş.

MF-59’un ana maddesi olan squalene hiperimün tepkisi ve otoimün tepkisi oluşturabildiğinden beyindeki bağışıklılık hücrelerinin uzun süre aktive edilmesi riskini taşımaktadır. Bu tür uzun süreli aktivasyonların MS, Alzheimer, Parkinson, ALS ve muhtemelen aşı ile ilişkili olarak Ensefalit gibi hastalıklarla bağlantılı olduğu görülmüştür. Aşı ile olduğu gibi sistematik bağışıklılık sisteminin aktivasyonunda aynı zamanda beyindeki microglia aktive ediliyor ve bu beyindeki enflamasyon uzun süre devam edebiliyor.

Bu aşıları tavsiye eden doktorlar dahil olmak üzere bir çok insanın bilmediği ise ilaç şirketleri tarafından yapılan deneylerde hastalar aşıdan sonra sadece bir ya da iki hafta takip ediliyor ama bu tür reaksiyonlar bazen aylar ve yıllar sonra ortaya çıkabiliyor.

Bu Dünya Sağlık Örgütü ve hükümet teşviği ile başlatılmış pandemikte aşı üreticilerinin milyarlar kazanacağı belli. Novartis, yeni pandemik aşısının üreticisi fakir ülkelere bedava aşı verilmeyeceğini herkesi ödemesi gerektiğin açıkladı.

Şunu bilin ki bir kere bu aşı size enjekte edildiğinde kendinizi geleneksel tıp yoluyla koruma ihtimaliniz kalmamıştır. Hayat boyu sizi sakatlayacak bir hastalık ve erken ölüm demektir.

Grip virüsünden kendinizi korumanın çok daha güvenli yolları vardır. Yüksek D3 vitamini ve seçilmiş bağışıklılık destekleyici ürünler kullanmak ve iyi beslenmek bunun başlıca yollarıdır.


© 2009 Newsmax. Tüm Hakları Saklıdır.

Dr. Brad : )

Dr. Bradley Nelson
Author of "The Emotion Code"
info@TheEmotionCode.com